en iyi bahis siteleri
DOLAR

32,7978$% 0.88

EURO

35,2817% 0.75

STERLİN

41,7373£% 0.69

GRAM ALTIN

2.483,49%2,11

ÇEYREK ALTIN

4.029,00%1,92

BİTCOİN

2130966฿%0.88621

Yatsı Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

En başa saralım ki bunları da herkes bilsin…

Rana Sarro köşe yazısında, CTP adayı Sami Özuslu’ya verdi veriştirdi. Sarro, “Sen bir basın emekçilerinin sorunlarını çözemedin, halka nedir o vaat ettiklerin?” diye sordu.

Hiç kusura bakma, bunları da herkes bilmeli Sami abim… 

Gazetecilere angaryayı layık gördün, şimdi halka neler vaat ettiğini sormak en doğal hakkım… 

Rana Sarro yazdı…

Sami Özuslu’nun seçim vaatlerini izledik ve dinledikçe insanın gülesi gelir. Neden mi gülesim gelir?

Kimse kırılmasın gücenmesin ama gerçekleri konuşmak herkesin hakkıdır.
sweet bonanza demo
Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu diplomalı bir gazeteci olarak, 10 yıl muhabirlik yaptığım yazılı basını ben ve diğer yüzlerce meslektaşım niye bıraktık?

Sosyal sigorta yatırımlarımız yapılmayıp, kaçak çalıştırıldığımız için. Maaşlarımız yılbaşı ve bayramlarda dahi ödenmeyip, yılbaşı geceleri ve bayramları dahi aç karnına sokaklarda gazetecilik yaptığımız için. İhtiyat sandığı yatırımlarımız yapılmayıp, hiçbir iş güvencesinden yararlanamadığımız için. Yıllarca gazetelerde çalıştırılıp, kredi kartı borçlarımızı annemiz ödediği için. Yıllarca gazetelerde gece yarılarına kadar günün 14 -15 saati çalıştırılıp, habere gittiğimizde cebimizde bir kahve bir simit alacak paramız olmadığı için.
sweet bonanza

Hiçbir çalıştırıldığım kurumdan durdurulmadım mesela, 10 yıllık meslek hayatımda. Ama hiçbir gazeteden de isteyerek mutlu olarak ayrılmadım.

Hep maaşsız angarya çalıştırıldığımız için genellikle topluca istifa etmişizdir.

Tüm saydığım iş şartlarında çalıştırılırken ben ve diğer basın emekçisi arkadaşlarım, ne sendikamız Basın-Sen bir tek gün dahi halimizi sordu, yanımızda oldu ne de Sami Özuslu’nun da üyeliğini ve başkanlığını yaptığı Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği.

Geçtim sendika veya birliğin üyesi olarak angarya çalıştırılmamıza ses çıkarmasını; meslek duayeni bir büyüğümüz olarak bile hiçbir zaman halimizi sormadı.

Üyeliğini ve başkanlığını yaptığı birlik veya sendika olarak, bir kez dahi halimizi sorduğunu hatırlamam. Bir kez dahi çalıştığım kurumlara ziyaret gerçekleştirip de angarya çalıştırılmamıza itiraz ettiğini de hatırlamam.

Bir tek kuruma dahi hukuki baskı yapmazken, ne biz emekçiler için sigorta ihtiyat sandığı veya Çalışma Dairesi’ne başvurdu, ne de bize birlik olarak bir yol gösterdi.

“A insanlar,  maaş alamadığınızı duyuyoruz tüm basın camiası birbirinden haberdar, gelin bir eylem, bir grev yapalım, biz sizin arkanızdayız, gidip ilgili dairelere şikâyet gerçekleştirelim” demesi gerekmez miydi?

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nde iki dönem başkanlık yaptı, hala yönetim kurulu üyesidir.

Bugüne kadar basın camiasına on yıl emek vermiş, sigortam yatırılmadığı için diplomalı gazeteci olmama rağmen, sigorta yatırımı şartı koşulduğu için, sarı basın kartı almaya dahi hak sahibi olmamış bir basın emekçisi olarak, ne beni ne de diğer angarya, amele köle gibi çalıştırılan diğer meslektaşlarımı aradığını duymadım görmedim.

Ayağına ayakkabı alamadığı için topuğu kırılmış ve ayağını sıkan pastelli eden ayakkabılar ile sokaklarda sokak röportajı yapan arkadaşlarım hafızamdan asla silinemez. Benim ince tabanlı babet ayakkabılar ile asfaltta ayaklarım yanardı, o ucuz babetlerle 14 saat sokaklarda işlerken…  Ve ayağımıza düzgün bir ayakkabı alamazdık. Sonra tüm muhabirler birer birer mesleği bıraktılar. Her biri devlet işlerine rağbet ettiler, açlıktan kurtulabilmek için.

Yeni yıl geceleri maaş beklerken, bizlere hiçbir açıklama dahi yapılmadan patronlarımız erkenden evlerine giderken, gazetenin tashihi için gece yarılarına kadar gazetede beklediğimizi; gece yarısı da parasız pulsuz nasıl buruk çıkıp evlerimize gittiğimzii unutabilir miyim hiç.

Haberdar gazetesinde çalışırken, biranda bet ofis sahibi bir iş adamı gazeteyi satın alıp, biz zavallı basın emekçilerini de angarya, köle gibi parasız, maaşsız çalıştırdığında sen neredeydin ya Sami Özuslu?

Şimdi kalkmış genel seçim zannediyor, kendisini öylesine kaptırmış ki, “Birlikte karar verip birlikte üreteceğiz, birlikte yöneteceğiz” diyor.

Gülmemek elde değil.

Şimdi seçim propaganda ziyaretleri esnasında, Gazeteciler Birliği’ni de ziyaret etmiş ve “Basının her anlamda daha da güçlenebilmesi için ve ekonomik sıkıntıların, çalışanların yaşadığı sıkıntıların, medyadaki kirliliğin, etik sorunların, düşünce-ifade özgürlüğü önündeki problemlerin aşılabilmesi için önemli bir misyon üstleneceğim” demiş .

Görevin olduğu zamanlarda yapmadın ve şimdi sanki da memlekete başbakan oluyormuşçasına halka akıl almaz vaatler veriyor . Halkla adeta dalga geçiyor . Sanki hükümeti kuruyormuş gibi olmayacak vaatlerle halkı kandırmaya ve oy toplamaya çalışıyor . Yahu altı üstü bir vekillik seçimi bu .

Sen ki gazeteciler birliği başkanı iken medyanın sorunları ile bir telefon ile dahi ilgilenmedin, geçtiğim sorunlarımızı çözmeyi sormadın dahi, umursamadın dahi, bizi ziyaret etmedin bile . Şimdi kalkmış, gazeteciler birliği ziyaretinde, “önce ziyaretlerime kendi evimden başlamak istedim. Burası benim evim” diyor .

Sami Özuslu, “Halk yaşatılanlara cevabı sandıkta verecek, kötü gidişata ‘dur’ diyecek” diyor bana gülme geliyor.

Sanki ülkeye başbakan seçiliyor. Sanki da genel seçime giriyoruz. Sanki hükümet değişiyor. Sanki ülkede topu topu 10 gazete 5 da televizyon olduğu dönemlerde, biz basın emekçilerinin sorunlarını halt ettiydi de şimdi memleket sorunlarını halt etmeyi vaat ediyor.

“Ekonomideki kötü gidişata 25 Haziran’da hep birlikte ‘dur’ diyeceğiz” diyor.

Buraya bir katıla katıla gülen emoji koymak istiyorum.

Sami Özuslu, işini kaybetme korkusundan sesini çıkaramayan, sosyal sigortalara şikâyete gittiğinde, patronların tarafını tutup yasaları uygulamayan ve gerekli işlemleri yapmayan müfettişlerin çirkin tavırlarıyla karşılaşan biz yeni yetme genç ve tecrübesiz muhabirlere yıllar itibariyle sahip çıkmadığı halimizi hatırımızı sormadığı, görevlerini yerine getirmediği ve patronlara meydan verdiği, zulme ve angaryaya seyirci kaldığı yetmezmiş gibi daha neler yaptı neler. . .

Her muhabir açlığa ve angarya çalıştırılmaya daha fazla dayanamayıp  kendi internet haber sitesi kurduğunda, Özuslu her sabah televizyon programında hükümete çağrı yapardı bu kendi haber sitesini kurup kendi ekmeğini kazananlara reklam verilmemesi için.

Televizyonların ve gazetelerin onca personel çalıştırdığını, onca emek verdiklerini ve internet sitelerinin ise kolay yoldan haber yayınlayıp para kazanabildiğini her sabah programında bangır bangır bağırıp bunun haksız rekabet olduğunu söylüyordu.  Ve biz ekmeğini kendi mesleğinden çıkarmaya çalışan haber sitesi sahibi, geçmişin aç bil aç sürünen muhabirlerinin ekmeğini kesmeye çalışan bir adamdır.

Tabi kendisine kimse kulak asmayıp, haber sitelerimiz her zaman değer görüp, sayıldığı için Tanrı’ya binlerce kez şükürler olsun. Şimdi tüm bu gerçekleri işte o internet haber sitesinden yazıyorum.

Sami Özuslu’nun açlığa mahkum etmek istediği haber sitesi sahiplerine de, zulmüne seyirci kalınan o dönemin muhabirlerine de çağrımdır, lütfen gerçekleri geçmişi sineye çekmeyin, çektiğimiz zorlukları her biriniz yazıp anlatınız.

Peki sen ki, biz basın emekçilerinin bir gün dahi yanında olmadın, halimizi sormadın, bizimle birlikte mücadele etmedin, patronlarımıza hesap sormadın, yargı yoluna bizim için başvurmadın, sonra dönmüş adımızı iftirayla tv ekranından karalamaya da kalkıştın. Yine özür dilemek veya bir vicdan rahatsızlığı duymak yerine, bu yazılı basından  koptuktan sonra da kurduğumuz haber sitelerimizin ekmeğini yine tv ekranlarından kesmeye çalıştın.

“Demedi ki, ‘biz gelmiş geçmiş tüm Basın Sen’li ve gazeteciler birliği yönetimi olarak bu genç muhabirlere basın camiasında sahip çıkamadık, bari bırakalım da, kendi çabalarıyla kurdukları haber sitelerinden mesleklerini icra etsinler, ekmeklerini kazansınlar” bile demedin ve oradan da baltalamaya çalıştın

Sonra Sim TV kapanınca sen de, o karaladığın ekmeğini kesmeye çalıştığın haber siteleri gibi internetten yayın yapmaya başladın.

Sory Sami abi, bu yazıyı görünce eminim ki sen utanacaksın, yazılanların tümü gerçek olduğu için ise ben yarın yine senin yüzüne bakabileceğim.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Antalya Escort Kumluca Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Muratpaşa Escort Kaş Escort Alanya Escort Kemer Escort aksu escort Döşemealtı Escort kepez escort demre escort elmalı escort finike escort gazipaşa escort korkuteli escort serik escort

Sıradaki haber:

“Bugünden Yarını İnşa Etmenin Bilinci İle Hareket Ediyoruz”

HIZLI YORUM YAP